Z Raporu 2

Yeni yılın ilk yazısı haftanın özetine kısmetmiş lakin bu hafta öyle uzun uzun yazacak bir şey birikmedi. Ne film izledim ne dışarı çıktım. Neyse bir yerinden girişelim!

Kosgeb eğitim duyurusunu görünce girişimcilik eğitimini hızlıca aradan çıkartacağım için sevinmiştim ancak ne yazık ki bu duyurudaki eğitim sadece üniversite hocalarını kapsıyormuş. O yüzden bir sonraki duyuru bekliyorum. Zaten ilk seferde başlayıp bitse bana yakışmazdı.

Önceki yazılarda not düştüm mü hatırlamıyorum ama tüm hafta ha geldi gelecek diyerek beklediğim Xiaomi Mi Band 2 bilekliğim dün itibari ile Lüleburgaz’a kadar vardı. Singapur’dan Türkiye’ye 3 gün, İstanbul’dan Lüleburgaz’a 6 günde geldi. Herhalde en geç Salı günü elime geçmiş olur. Meali deve sırtında gelse daha hızlı gelirdi, iyi varsın PTT! (Dipnot kargo bekleme işleri bende yersiz bir stres oluşturuyor, gelse de kurtulsam.)

Tüm hafta boyunca beklediğim bir diğer haber de kar yağacak mı yağmayacak mı sorusunun cevabıydı ki neyse ki tam da yılbaşı arifesi tüm Edirne beyaz örtüye büründü. Ne kadar mutlu olduğumu anlatamam. Yaşım kaça vurursa vursun sanırım çocuk gibi kar yağını her gördüğümde ilk görüşümmüş gibi sevineceğim. Bu fotoğrafta kardan akmaz trafikten sıkılıp eve yürürken:

31200362873_8e73c0b9d2_o
Binevler Salıncaklı Park

Son olarak da sevgilim sonunda yeni telefonuna kavuştu ve az önce 2 hafta sonra ilk kez yüzünü tekrar gördüm. İnanılmaz özlemişim! Eski telefonun hem ön kamerası hem de ekranı kırılmıştı. Bir de üzerine bilgisayardan görüntülü görüşme sevmiyorum deyince yeni telefona kadar erteledik. Neyse bundan sonra biraz da olsun özlemimi dindirir. Hoş 10 gün sonra Ankara’da olacağım!

Ve neredeyse unutuyordum; haftanın filmleri ki sadece 2 film var:

The Land: Amerika’nın göçmen kesimden iyi bir gençlik hikayesi. Kaykay tutkunu ortaokul çağındaki 3 arkadaş araba çalarak hayata tutunmaya çalışıyorken çaldıkları bir arabadan buldukları hapları satarak hayallerini gerçekleştirmek isterler ama tabi ki hikaye istedikleri gibi gitmez. Hem sinematik kalitesi hem de akıcı anlatımıyla izlenir bağımsız bir film.

Inferno: The Da Vinci Code ile başlayan serinin en kötüsüydü diyebilirim. Önceki filmler de pek matah işler değildi ama bu filmi bitirmek için 3 gece zorlamam gerekti. İstanbul sahneleri dışında ve tarihi mekan kareleri dışında izlenecek film değil. Ben yandım siz yanmayın!

 

Reklamlar

Yayınlayan

flaneur

Bak bir ara veriyorum. Burası da o araya dair! Yazılar kendime ama sana da bir bağ kurduruyorsa ne ala!

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s